SAĞLIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SAĞLIK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2008 Cumartesi

HANGİ BESİNDE HANGİ VİTAMİN VAR?

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN BESİNLER
Vitamin A : Balık karaciğer yağı, karaciğer
Beta karoten (proVitamin A) : Havuç, ıspanak, kavun, kayısı
Vitamin B2 (Riboflavin) : Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya
Vitamin B6 (Pyridoxine) : Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya ve muz
Folik Asit : Yeşil yapraklı sebzeler, etler
Pantotenik asit : Bira mayası, baklagiller, alabalık, tüm hububat
Vitamin C : turunçgiller, çilek, karnabahar
Vitamin E : Yeşil yapraklı sebzeler, yumurta sarısı, karaciğer, buğday
Selenyum : sarımsak, baklagiller, balık, kuşkonmaz
Demir : Karaciğer, bezelye, yumurta sarısı, kuşkonmaz
Çinko : Karaciğer, soya fasulyesi, ayçiçeği tohumları
Magnezyum : Yeşil yapraklı sebzeler, fındık, deniz ürünleri
Manganez : Muz, kepek, ananas, fındık
Protein : Yağsız et, kümes hayvanları, balık, yumurta, baklagiller, karnabahar, ayçiçeği tohumları
Antioksidanlar : turunçgiller, baklagiller, tüm hububat

28 Temmuz 2008 Pazartesi

DİŞ SAĞLIĞI


DİŞETİ HASTALIKLARI
Dişetleri ağzımızın ve dişlerimizin altyapısını oluşturur. Nasıl ki sağlam bir bina yapabilmek için sağlam bir temele ihtiyaç varsa ; dişlerimiz veya üzerine yapılacak protez ,lamina gibi restorasyonların da sağlıklı olabilmesi için sağlıklı dişetlerine ihtiyaç vardırSağlıklı dişeti gül kurusu pembe renklidir ve dişleri sıkıca sarar.Dişetleriniz sağlıksızsa, dişleriniz çürük olmasa bile bir gün dişlerinizi kaybedebilirsiniz demektir. Dişeti sağlığı neden bozulur : Temel neden kötü ağız hijyeni ve bunun sonucu oluşan diştaşları yani tartarlardır. Bunun yanı sıra bazı sistemik hastalıklar da ilk önce dişetlerinden belirti verirler.Örneğin lösemi gibi.
Tartar (diştaşı) nasıl oluşur?: Gıda artıkları tükrükteki minerallerle birleşerek dişler ve dişetleri etrafında kireç tabakaları oluştururlar. Bu kireç tabakaları başlangıçta yumuşaktırlar. Ancak hızla sert tabakalara dönüşürler. Fırçalayarak bunları dişlerinizden uzaklaştıramazsınız. Ancak dişhekiminiz diştaşı temizliği için dizayn edilmiş uygun ultrasonik aletlerle dişlerinize zarar vermeden çıkartabilir.
Tartarlar temizlenmek zorunda mıdır? : Evet tartarlar belli aralıklarla (genellikle 6 ayda bir kere) mutlaka temizlenmek zorundadırlar. Temizlenmediklerinde dişler etrafında ve dişetleri içinde kendilerine ait yuvalar oluştururlar. Bu yuvalara dişeti cebi denir. Dişeti cebi oluştuktan sonra içindeki diştaşı büyür ve dokuda yabancı madde reaksiyonuna yol açar. Bu da ağzımızda dişeti iltihabı olarak kendini gösterir.Dişeti iltihabına gingivitis denir.
Tartar temizliği dişlere zarar verir mi?: Bu soru dişhekimlerine sık sorulan bir sorudur. Hatta bu sorunun devamında ‘ temizlik sırasında diş mineleri çizilir mi' veya ‘bir kere temizletince hep ister mi?' gibi sorular da ardı ardına gelir.Hayır, diştaşı temizliği dişlere zarar vermez. Hatta ağzınız için yaptırabileceğiniz en faydalı,en çabuk,en rahat ve en ucuz işlemdir. Bunun yanı sıra düzenli temizlik yaptırarak birçok ağız ve diş probleminin de önüne geçebilirsiniz.
Dişeti iltihabının belirtileri nelerdir? : Sağlıklı dişeti kanamaz . Eğer fırçalarken, sert gıdalar yerken veya kendiliğinden oluşan dişeti kanamanız varsa vakit kaybetmeden diş hekiminize başvurmalısınız. Muhtemelen diş etlerinizde iltihap olabilir .Ayrıca kötü ağız kokusu da iltihabın habercisidir.
Özetleyecek olursak :
Dişeti kanaması
Kötü ağız kokusu ve ağızda kötü tat,
Dişetlerinde şişme ve kızarma
Dişetlerinde yanma
Dişetlerindeçekilmeler ve açığa çıkan kök yüzeylerinde hassasiyet
Dişeti kenarlarında veya dişler arasında ,diştaşlarına bağlı siyah alanlar
Diş ile dişeti arasından iltihap gelmesi
Dişlerde sallanmalar,uzamalar,dişler arasında açılmalar
Dişetlerini kurcalama isteği
Dişeti hastalığının temel belirtileridir.
Unutmayın; erken teşhis ve tedavi her zaman daha kolay ve daha ucuzdur.
DİŞ ETİ İLTİHABI
Dişeti iltahabının tedavisi : Enfeksiyonun düzeyine göre tedavi biçimi değişmektedir.Dişeti hastalıkları 3 safhada incelenmektedir
Gingivitis : Diş hekimi tarafından yapılan diştaşı temizliği ile tedavi edilir.
Orta Düzey Periodontitis : Dişeti hastalıkları uzmanı tarafından yapılan küretaj - kök yüzeyi düzleştirilmesi işlemi ile tedavi edilir
İleri Düzey Periodontitis : Dişeti hastalıkları uzmanı tarafından yapılan FLAP operasyonu ve gerekli yerlere yapay kemik greftleri yerleştirilerek tedavi edilir. Kemik düzeyinin telafisi mümkün olmayan boyutlara geldiği vakalarda dişi çekmek kaçınılmazdır
ECZANE ÜRÜNLERİ DİŞ BEYAZLATIRMI
Diş beyazlatma dişhekimi kontrolünde yapılması gereken profesyonel ve riskleri olan bir tedavidir. Oldukça sık karşılaştığımız sorulardan biri de eczaneden alınan ürünlerle dişlerin beyazlayıp beyazlamayacağıdır. Dişleri beyazlatabilmek için iki yol vardır. Evde kullanılan jeller ve hekim muayenehanesinde uygulanan jeller. Her iki yöntemde de hekiminizin kontrolü ve denetimi altında olmalıdır. Dişlerin beyazlayabilmesi için gerekli işlem , belirli konsantrasyondaki beyazlatıcı jellerin belirli sürelerle dişe temas etmesini sağlamaktır. Ancak bu jellerin dişetine temas etmesi dişetlerinde yanıklara veya tahrişlere yol açabileceği için evde yapılacak uygulamalarda hekim tarafından kişiye özel kalıplar hazırlanmalı,jeller ancak bu kalıplar yardımıyla uygulanmalıdır.
Eczanede satılan beyazlatıcı! Ürünlerde kalıplar herkesin ağzına uyabilecek şekilde geniş hazırlandıpğı için dişetini koruyucu özellik taşımazlar. Bu nedenle eczane jellerinin konsantrasyonları oldukça düşük tutulur. Yani içlerinde beyazlatıcı özellik yok denecek kadar azdır. Ancak kullandığınız gün hafif bir parlaklık oluşur ve daha sonra dişleriniz hemen eski rengine geri döner.Yani ödediğiniz tüm para boşa gider. Bu nedenle diş beyazlatmaya karar vermeden önce mutlaka güvenilir ve bu konuda tecrübeli bir hekimden yardım almalısınız. Dünya üzerinde kabul görmüş, FDA onaylı bilimselliği kanıtlanmış ve klinik takibi yapılarak piyasaya sürülmüş ürünler kullanan mekezlerden yardım istemelisiniz.
DİŞ MACUNLARI DİŞ BEYAZLATIR MI?
Dişhekimlerinin en sık karşılaştığı sorulardan biri de hangi diş macununun en iyi olduğu ve en çok beyazlığı hangi dişmacununun verdiğidir. Özellikle sigara kullanan kişilere yönelik diş macunlarınının varlığı sanki sigaranın dişlere verdiği zararın önlendiği gibi anlaşılmaktadır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki hiçbir diş macunu beyazlatmaz. Macun kullarak dişlerin beyazlayabileceği, kocaman ticari bir yalandan başka birşey değidir. Ayrıca antitartar veya sigara içenlere yönelik üretilen dişmacunlarında da yoğun miktarda aşındırıcı maddeler olduğu için uzun süreli kullanımda dişminesine kalıcı zararlar vermektedirler. En doğru dişmacunu tamamen klasik ve herhangi bir özellik barındırmayan ve mümkünse içinde sodyum loril sülfat (dişmacununa köpürsün diye konur ama ağız kuruluğuna yol açar) bulunmayan diş macunudur.

1 Temmuz 2008 Salı

BOĞAZDAKİ SİNSİ TEHLİKE GUATR


Bölgesel farklar olmasına rağmen, Türk toplumunda ortalama olarak yüzde 30 oranında guatr olduğu saptanmış. Türkiye'de yeni doğan bebeklerin 3500'de bir tanesinde hipotiroidi olduğu belirlenmiş. Uzmanlar, her yeni doğan bebeğe topuktan kan alınıp tiroid testi yapılmasını öneriyor. Bugün dünyada guatr problemini suya, ekmeğe ve süte iyot katarak çözen tek ülke ABD. Türkiye'de 1 Ocak 2000 tarihinden beri marketlerde satılan tüm sofra tuzlarında zorunlu iyot takviyesi başlatıldı. Bu halk sağlığı müdahalesinin ileride ülkemizde guatrın kökünü kazıyacağı vurgulanıyor. Ancak daha 20 yıl gibi uzun bir süre gerektireceği belirtiliyor. New York'taki Cornell Üniversitesi'nde tıp eğitimini tamamlayan Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Doç. Dr. Selçuk Can guatr hakkında bilinmesi gerekli soruları cevapladı.
Guatr niçin oluşuyor
Tiroid bezi iyot maddesini ve aminoasitleri kullanarak T4 ve T3 hormonlarını üretir. Eğer o coğrafi bölgede su ve toprakta iyot az ise guatr oluşması kaçınılmazdır. Memleketimizde günlük iyot alınımı gereken miktarın tam alt sınırındadır ve Türkiye bir guatr ülkesidir. İyot en çok deniz suyunda, başta balık olmak üzere deniz mahsullerinde ve ette bulunur. İyottan fakir topraklarda yetişen sebze ve meyvelerde, buralarda büyüyen hayvanların etinde iyot miktarı az olur. İyot eksikliğinin yeni doğan bebekler üzerinde önemli etkileri vardır. İyot eksikliği bölgelerinde düşük, ölü doğum, doğuştan gelme sakatlık, sağırlık ve zeka geriliği daha sık görülür. Türkiye'de yeni doğan bebeklerin 3500'de bir tanesinde hipotiroidi olduğu saptanmaktadır. Her yeni doğan bebeğe topuktan kan alınıp tiroid testi yapılmalıdır. Bugün dünyada guatr problemini suya, ekmeğe ve süte iyot katarak çözen tek ülke ABD'dir. Türkiye'de 1 Ocak 2000 tarihinden beri marketlerde satılan tüm sofra tuzlarında zorunlu iyot takviyesi başlamıştır. KAYA TUZU KULLANILABİLİR
Guatr nasıl önlenir?Guatrı önlemek için en iyi yol iyotlu tuz kullanmak, bol miktarda balık, midye, karides ve deniz mahsulleri yemek, tatilleri deniz kenarında geçirmektir. Kara lahana gibi guatr yapan besinlerden ve tiroidi bozan ilaçlardan uzak durmak gerekir.
İyot tüketiminin sakıncalı olduğu durumlar varmıdır?Hipertiroidisi ve sıcak nodülü olan hastalarda iyot takviyesi ters etki yapar ve tiroid bezini daha da hızlandırır. Sessiz duran bir iç guatr hastasının iyot kullanması tiroid hastalığını uyandırır. Daha önceden sıcak nodulü veya iç guatrı olanlar iyot takviyesini kesinlikle yapmamalıdırlar. Şu an marketlerde poşetler içerisinde satılan tüm tuzlarda iyot olduğu için bu kişiler işlenmemiş, fabrikasyon olmayan tuzları alıp kullanmalıdırlar. Örneğin kaya tuzu, tuzot gibi.
Hastalığın belirtileri nelerdir?Guatr boyunda şişlik, yutkunma güçlüğü, nefes almada zorluk, sinirlilik, yorgunluk, kilo artışı, saçlarda zayıflık ve cilt kuruluğuna neden olur. Tiroid bezinin hormon dengesinin bozulması tüm organ sistemlerini, kan kolesterol seviyesini, osteoporoz gelişimini ve cinsel yaşantı ve isteği etkiler. Guatr fazla büyüdüğü zaman dışarıdan bakmakla bile belli olur. Daha küçük guatrlarda teşhiş elle mua-yene, kanda T4, T3, TSH seviyeleri ve tiroid sintigrafisi testleriyle konulur. Tiroid bezinin büyümesi hassas bünyeli kişilerde boğazda yumruk şeklinde büyümelere neden olur. Buna nodülleşme diyoruz. Doğru ve modern şekilde tedavi edilmeyen guatr hastalarında ilerki yıllarda nodülleşme açığa çıkar.
Endokrinoloji uzmanına guatr şüphesi ile gidildiğinde bazen sizde nodül var haberi ile karşılaşırsınız. Bu şaşırtıcı durumda akla gelen ilk soru: Tiroid nodülü ne demektir?Nodül bir bezelye tanesinden bir ceviz büyüklüğüne olabilen, hücrelerin kümeleşerek topluluklar yaratmasıyla oluşan hastalıktır. En ciddi nodüller soğuk olanlarıdır. İşin püf noktası biyopsinin büyük merkezlerde, tecrübeli endokrinoloji doktorları tarafından yapılması ve sitoloji veya patoloji uzmanlarınca mikroskop altında okunmasıdır. Kilo kaybı olur
Tiroid bezinin hızlı çalışmasında nasıl bir tedavi uyguluyorsunuz?Tiroid bezinin hızlı çalışmasına biz tıp dilinde hipertiroidi diyoruz. Hızlı çalışan tiroid bezinin teşhis ve tedavisi yavaş çalışan kadar basit değildir. İç guatr, sıcak nodül, ilaç kullanımı, tiroid iltahabı gibi birçok hastalık tiroid bezini hızlı çalıştırtır. Bu nedenleri araştırmak için hormon testleri ve sintigrafinin yapılması gerekir. Hipertiroidi metabolizmayı hızlandırarak, kilo kaybı, yorgunluk, sinirlilik, el titremesi, terleme, çarpıntı gibi belirtilere neden olur. Tiroid bezini yavaşlatıcı ilaçlar, atom tedavisi veya ameliyat yöntemlerinden biriyle hipertiroidi tedavi edilir. Tiroid nedir?Tiroid bezi, boyundaki nefes borusunun tam önünde, kelebek şeklinde hormon üretmekle görevli guddedir. Tiroid bezinin ürettiği hormonlar T4 ve T3 dür. Tiroid hormonları insan metabolizmasının hızını, vucüdun sıcak veya soğuğa adaptasyonunu, bebeklerin büyümesini, gelişimini ve zekasını, derimizin ve saçımızın kalitesini ve üreme sistemi gibi birçok vucüt fonksiyonunun hatasız çalışmasını düzenlerler. Ayrıca fiziksel veya psikolojik streslere adaptasyonumuzu diğer hormonlarla beraber ayarlarlar. Tiroid bezi yavaş veya hızlı çalışırsa sağlığımız hemen etkilenir. Yorgunluk, sinirlilik, kilo değişiklikleri, kalp çarpıntısı gibi önemli bulgular açığa çıkar. Tiroid bezinin büyümesine tıp dilinde guatr deniliyor.
kaynak:http://www.aksam.com.tr/haber.asp?a=11175,9&tarih=25.10.2005

6 Şubat 2008 Çarşamba

Zeki çocuk için balık yiyin


















Düzenli balık yiyen hamile kadınların çocukları daha zeki oluyor...


“Hamilelik sırasında düzenli ve dengeli olarak balık tüketen kadınların çocukları, akranlarına göre zihinsel ve sosyal açıdan daha fazla gelişiyor”... Bu bulgu İngiltere’de yapılan bir araştırmaya ait. Haftada 1-2 kez balık yenmesi gerektiğini hatırlatan uzmanlar, omega-3 açısından zengin balıkların tercih edilmesi gerektiğini dile getiriyor.
Kaynak : NTVMSNBC Sağlık haberleri
ABD’deki Cincinnati Üniversitesi’ne bağlı çocuk hastanesinde görevli Lisa Martin başkanlığındaki ekip, anne sütünde bulunan “adiponektin” isimli proteinin, vücudun yağ metabolizmasına etki yaptığını kaydetti. BBC’de yayımlanan haberde, Martin’in araştırmasının, anne sütü ve metabolizma arasındaki bağlantıların incelendiği ilk araştırma olduğu belirtildi. Yağ hücreleri tarafından salgılanan adiponektin proteini, vücudun şeker ve yağ içeren maddeleri nasıl “işlediğine” etki ediyor. Daha önce yapılan araştırmalarda, bu proteinin azlığı, obezite, 2. tip şeker hastalığı ve ensülin direnciyle ilişkilendirilmişti. Martin, bebekken alınan adiponektin proteininin, ileri yaşlarda bu hastalıklardan koruyabileceğini kaydetti.


Kaynak : NTVMSNBC Sağlık haberleri
Birçok zaman ciddiye alınmayan çocuklarda şişmanlık aslında önemli bir sağlık sorunu olabilir. Aç kalacak, yeteri kadar beslenemeyecek düşüncesi ile çocuğunuza yemek yemesi yönünde baskı yaparak ilerde şişman bir birey olmasına neden olabilirsiniz. Özellikle evde sürekli hatalı beslenme ile ortaya çıkabilen obezite çocuklarda vücut, benlik, imaj ve algılamalarıyla ilgili bozukluklara, tembel, aldırmaz ve aptal olarak görülmeye hatta okulda şiddet kurbanı seçilmelerine kadar birçok olumsuzluğa yol açabiliyor. Jinemed Sağlık Merkezleri’nden Diyetisyen Suzan Elpe, çocuklarda obezitenin son yıllarda giderek artan ve artmaya devam eden bir sağlık sorunu olduğunu söyleyerek, “Özellikle iki yaşından sonra oluşan şişmanlık ilerde obezitenin bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca bu çocuklarda yine ilerideki dönemde kalp hastalıklarının görülme oranı da artıyor” dedi. Çocukluklarda obezitenin nedeni genetik olduğu gibi çevresel ve psikolojik faktörlere de bağlı olabiliyor. Anne ve babası şişman olan bir çocuğun şişman olma riski daha yüksek olurken, çocuklarda obezitede ailenin beslenme alışkanlıkları ve yaşam biçimi de en az genetik faktör kadar önemli rol oynuyor. ÇOCUĞUNUZU HAREKETE YÖNLENDİRİN Çocukların spora ve hareketli bir yaşam tarzına alıştırılması obezitenin görülme oranını düşürüyor. Ergenlik döneminde alınan kilolarda özellikle beslenme alışkanlığı önem taşıyor. Özellikle okul kantinlerinde satılan yanlış besinler ve çocukların harekete yeteri kadar teşvik edilmemeleri obezitenin altında yatan en önemli etkenleri oluşturuyor. Suzan Elpe, sosyoekonomik faktörlerinde bu hastalıkta yeri olduğunu söyleyerek, “Mesela İstanbul’da özel okullarda okuyan çocuklarda obezitenin daha yüksek olduğu saptandı. Bu çocukların kantinlerden fazla yendiğinde zararlı olabilecek gıdaları daha kolaylıkla satın alabildikleri bir gerçek. Bu durumda anne babaların çocuğuna yeteri kadar harçlık vermesi önemli” diyor. Elpe, kantinlerde doğru yiyeceklerin satılmasını sağlamanın okul yönetiminin önemli bir görevi olduğunu ayrıca ailenin ve öğretmenlerin çocukları doğru beslenme konusunda eğitmeleri gerektiğini dile getiriyor. YEMEK İÇİN YASAK KOYMAYINGenellikle tüm çocukların yemekten hoşlandığı fast food ürünleri zararlı besinlerin başında geliyor. Suzan Elpe, aileleri, fast food ürünlerinin ne ödül ne de ceza sistemi olarak sunulmaması konusunda uyarıyor. Şişman çocuğa yaklaşımın çok önemli olduğunu söyleyen Elpe, çocuğa yaklaşmada mutlaka doktor ve diyetisyen önerilerinin alınması gerektiğini belirtiyor. Bu noktada amaç hem çocuğun hem de ailenin sağlıklı beslenme alışkanlığını geliştirmek ve fiziksel aktiviteyi arttırmak oluyor. Elpe, tedavide çocuğun kilosu sabit tutularak boy uzamasına izin verilmesi gerektiğini fakat kilo ile birlikte gelişmiş başka bir sağlık problemi varsa ayda 1-3 kilogramı geçmeyecek şekilde zayıflamasının doğru olacağını vurguluyor. BESLENME EĞİTİMİ ŞARTKilo sorunu olan çocuklara mutlaka iyi bir beslenme eğitimi verilmesi gerekiyor. Çocuğun birden bire sıkıntı içine sokulması ve baskı uygulanmaması gerekiyor. Ayda sadece bir kilo kaybetmesi çocuk için yeterli olurken doğru beslenmeyi öğrenmesi uzun vadede obeziteden korunması anlamına geliyor. Doğru beslenme içinse aşırı yağlı besinlerin azaltılması, yağda kızartmalar ve yağlı etlerin mümkün olduğu kadar az tüketilmesi gerekiyor. Bunların yanı sıra yemek içerisine konulan yağda azaltmaya gidilmesi, çok şekerli olan veya çocuk tarafından sevilen (patates, pasta, çikolata vs) besinlerin porsiyonun küçültülmesi, sebze ve meyve tüketiminin arttırılması ara öğünlerde hazır meyve suları, gazoz, kola gibi içecekler, bisküvi, cips yerine ayran, meyve suyu, meyve, süt, yoğurt tercih edilmesi öneriliyor. Diğer aile bireylerinin de çocuk ile aynı şeyleri yemesi beslenme eğitiminin başarılı olmasını sağlıyor.

Kaynak : NTVMSNBC Sağlık haberleriTarih : 2007-09-28 10:28:49