
29 Eylül 2008 Pazartesi
28 Eylül 2008 Pazar
KANSER BLİRTİLERİ
KANSER BELİRTİLERİ NELERDİR?
Kanserde erken tanının önemini artık hepimiz biliyoruz. Hastalığın tanısının konmasının uzaması ile kaybedilen zaman, bazen bireyin sağlığını tehdit edecek boyutta olabiliyor. Aşağıda hangi belirtiler görüldüğünde kanserden şüphelenilmesi gerektiği hakkında bilgi bulacaksınız:
Cilt:
- Renk, şekil ve büyüklüğü değişen, çabuk kanayan veya ülserleşen benler,
- İyileşmeyen yaralar varsa,
- Ve uzun süreli güneş ışığına maruz kalıyorsanız…
Ağıziçi, Boğaz:
- Ağızda iyileşmeyen ağrılı/ağrısız yaralar,
- Ağıziçi ve dudakta beyaz veya kırmızı plaklar, kitle veya sertlikler,
- Yeni gelişen işitme kaybı veya kulakta çınlama, ses kısıklığı gibi yakınmalar varsa
- Ve alkol, sigara kullanıyorsanız…
Akciğer:
- Geçmeyen veya karakter değiştiren öksürük,
- Kanlı, pis kokulu balgam,
- Yeni gelişen ses kısıklığı veya değişikliği,
- Göğüs ağrınız varsa,
- Sık ve uzun süreli akciğer enfeksiyonu (bronşit, zatürre) geçiriyor
- Ve sigara kullanıyorsanız…
Meme:
- Göğsünüzde ele gelen kitle,
- Meme derisi üzerinde kalınlaşma, çökme veya çekilme,
- Meme başından berrak veya kanlı akıntı varsa
- Ve ailede meme kanseri hikayesi mevcutsa…
Sindirim Sistemi:
- Yutma güçlüğü, uzun süren kusma/bulantı,
- Uzamış ishal veya kabızlık,
- Barsak hareketlerinde düzensizlik,
- Koyu renkli veya kanlı dışkı,
- Uzun süreli karın ağrısı veya baskı hissi,
- Açıklanamayan kilo kaybı varsa
- Ve ailede barsak kanseri veya hastalığı hikayesi mevcutsa…
Kadın Üreme Sistemi:
- Adette düzensizlik, fazla kanam veya uzun süreli kanama,
- Adet dönemleri arasında veya menopoz sonrası kanama,
- Cinsel ilişkiden sonra kanama,
- Normalden fazla vajinal akıntı varsa
- Ve östrojen tedavisi görüyorsanız…
Erkek Üreme Sistemi:
- Sık ve ağrılı idrara çıkma,
- Kanlı idrar gelmesi,
- Yeni gelişen iktidarsızlık,
- Testislerde sertlik veya ele gelen ağrısız kitle varsa…
Lenf Sistemi:
- Boyun, koltukaltı ve kasıklarda ele gelen, çoğunlukla ağrısız kitleler,
- Kilo kaybı,
- Gece terlemeleri,
- Uzun süren ve açıklanamayan ateşler,
- Ciltte nedensiz beliren döküntü ve morluklar varsa…
İskelet Sistemi:
- Ele gelen kitle veya şekil bozukluğu,
- Kemiklerde şiddetli ağrı,
- Hareket kısıtlılığı varsa…
Sinir Sistemi:
- Şiddetli ve uzun süreli baş ağrıları,
- Çift görme veya görme kaybı,
- Yeni gelişen dengesizlik, baş dönmeleri, uyuşma veya felçler,
- Şuur bulanıklığı, konsantrasyon güçlüğü,
- Konuşma güçlüğü,
- Kişilik değişiklikleri varsa…
Yukarıdaki belirtileri gördüğünüz ve hissettiğinizde en kısa sürede bir uzmana danışınız.
Kanserde erken tanının önemini artık hepimiz biliyoruz. Hastalığın tanısının konmasının uzaması ile kaybedilen zaman, bazen bireyin sağlığını tehdit edecek boyutta olabiliyor. Aşağıda hangi belirtiler görüldüğünde kanserden şüphelenilmesi gerektiği hakkında bilgi bulacaksınız:
Cilt:
- Renk, şekil ve büyüklüğü değişen, çabuk kanayan veya ülserleşen benler,
- İyileşmeyen yaralar varsa,
- Ve uzun süreli güneş ışığına maruz kalıyorsanız…
Ağıziçi, Boğaz:
- Ağızda iyileşmeyen ağrılı/ağrısız yaralar,
- Ağıziçi ve dudakta beyaz veya kırmızı plaklar, kitle veya sertlikler,
- Yeni gelişen işitme kaybı veya kulakta çınlama, ses kısıklığı gibi yakınmalar varsa
- Ve alkol, sigara kullanıyorsanız…
Akciğer:
- Geçmeyen veya karakter değiştiren öksürük,
- Kanlı, pis kokulu balgam,
- Yeni gelişen ses kısıklığı veya değişikliği,
- Göğüs ağrınız varsa,
- Sık ve uzun süreli akciğer enfeksiyonu (bronşit, zatürre) geçiriyor
- Ve sigara kullanıyorsanız…
Meme:
- Göğsünüzde ele gelen kitle,
- Meme derisi üzerinde kalınlaşma, çökme veya çekilme,
- Meme başından berrak veya kanlı akıntı varsa
- Ve ailede meme kanseri hikayesi mevcutsa…
Sindirim Sistemi:
- Yutma güçlüğü, uzun süren kusma/bulantı,
- Uzamış ishal veya kabızlık,
- Barsak hareketlerinde düzensizlik,
- Koyu renkli veya kanlı dışkı,
- Uzun süreli karın ağrısı veya baskı hissi,
- Açıklanamayan kilo kaybı varsa
- Ve ailede barsak kanseri veya hastalığı hikayesi mevcutsa…
Kadın Üreme Sistemi:
- Adette düzensizlik, fazla kanam veya uzun süreli kanama,
- Adet dönemleri arasında veya menopoz sonrası kanama,
- Cinsel ilişkiden sonra kanama,
- Normalden fazla vajinal akıntı varsa
- Ve östrojen tedavisi görüyorsanız…
Erkek Üreme Sistemi:
- Sık ve ağrılı idrara çıkma,
- Kanlı idrar gelmesi,
- Yeni gelişen iktidarsızlık,
- Testislerde sertlik veya ele gelen ağrısız kitle varsa…
Lenf Sistemi:
- Boyun, koltukaltı ve kasıklarda ele gelen, çoğunlukla ağrısız kitleler,
- Kilo kaybı,
- Gece terlemeleri,
- Uzun süren ve açıklanamayan ateşler,
- Ciltte nedensiz beliren döküntü ve morluklar varsa…
İskelet Sistemi:
- Ele gelen kitle veya şekil bozukluğu,
- Kemiklerde şiddetli ağrı,
- Hareket kısıtlılığı varsa…
Sinir Sistemi:
- Şiddetli ve uzun süreli baş ağrıları,
- Çift görme veya görme kaybı,
- Yeni gelişen dengesizlik, baş dönmeleri, uyuşma veya felçler,
- Şuur bulanıklığı, konsantrasyon güçlüğü,
- Konuşma güçlüğü,
- Kişilik değişiklikleri varsa…
Yukarıdaki belirtileri gördüğünüz ve hissettiğinizde en kısa sürede bir uzmana danışınız.
25 Eylül 2008 Perşembe
DUBAİ'DE YENİ BİR OTEL
HAMİLELİKTE KAN UYUŞMAZLIĞI
KAN UYUŞMAZLIĞI
Kan uyuşmazlığı adından da anlaşılacağı üzere anne ve babanın kan grupları arasında uygunsuzluk olmasıdır. İnsan kan grupları A, B, AB, ve O olarak 4 türdür. Bunun yanı sıra D faktörü adı verilen Rh faktörü de pozitif ya da negatif olabilir. Anne karnındaki bebeğin uyuşmazlıktan etkilenebilmesi için bebeğin kan grubu ile anneninkinin uyumsuz olması, bebeğin kanının anne kanı ile temas etmesi, ve annenin bağışıklık sisteminin bu duruma cevap olarak antikor üretmesi gerekir. En sık rastlanılan uygunsuzluk Rh uygunsuzluğudur. Bu durumda baba Rh(+) iken anne Rh(-)dir. Eğer bebek de Rh (+) olursa bebeğin kanındaki bu Rh faktörü anne kanına geçer ve annenin bağışıklık sitemi Rh faktörünü ortadan kaldırmak için antikor adı verilen maddeler üretir. Bu nedenle ilk bebek durumdan etkilenmez. Rh uygunsuzluğundan sadece Baba pozitif anne negatif iken söz edilebilir. Baba negatif anne pozitif ise uyuşmazlık önemli değildir.
Etki Mekanizması Rh uygunsuzluğu varlığında (anne (-) baba (+)) eğer bebek de pozitif ise doğum esnasında anne kanı ile bebeğin kanı temas eder ve anne kanına Rh faktörü geçer. Anne buna anti Rh üreterek cevap verir. Bir sonraki bebek eğer Rh (+) olur ise anne kanındaki bu anti Rh lar bebeğe geçer ve bebeğin kanında çökelmelere neden olur. Bazı durumlarda anne ve bebek kanı doğumdan önce de temas edebilir. Bu durumlar
.Amniyosentez
.Düşük
.Gebelik sırasında fazla miktarda kanamalardır
Bazen Rh(-) bir kadına hata ile Rh(+) kan verilebilir. Bu durumda ortada gebelik yokken bile kadının kanında anti-Rh antikorlar bulunabilir ve ilk bebek uygunsuzluktan etkilenebilir.
Belirtiler Kan uyuşmazığında eğer bebek etkilenmiş işe anneden geçen anti-Rh lar bebeğin kan hücrelerinin parçalanmasına ve çökelmesine neden olur. Bu durumda bebekte kansızlık yani anemi görülür. Buna bağlı olarak ultrasonda bebekte hidrops adı verilen durum tespit edilir. Bebekteki anemi sonucu kalp yetmezliği ve vücut boşluklarında biriken sıvı hidrops tablosunun nedenidir. Hastalığın şiddetine ve yok edilen kan hücrelerinin miktarına bağlı olarak bebekte anne karnında ölüm de dahil olmak üzere her türlü distres belirtisi görülür.
Teşhis Kan uyuşmazlığının teşhisi için hem anne hem de baba adayının kan grubunun bilinmesi önemlidir. Eğer anne Rh (+) ise babanın kan grubu önemini yitirir. Gebelik takibi esnasında annenin kanında normalde olmaması gereken anti-Rh aranır. Bu teste indirek coombs adı verilir. Doğum sonrası bebekte anneden geçen antikorların aranmasına ise direk coombs testi adı verilir. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmediğini anlamak için ayrıca kordosentez de yapılabilir.
Tedavi Kan uyuşmazlığında amaç annenin Rh pozitiflere karşı antikor oluşturmasını engellemektir. Bu nedenle kan grubu Rh(-) eşi Rh (+) olan gebelere 28. haftada anti-D iğnesi yapılmalıdır. Bu ilaçlara halk arasında uyuşmazlık iğnesi adı verilir. Doğumdan sonra bebeğin kan grubu pozitif ise ilk 72 saat içinde yeniden anti-D yapılmalıdır.
Benzer şekilde düşük, dış gebelik, kürtaj gibi durumlarda da müdahaleden hemen sonra anti-D yapılmalıdır. Tanısal amaçlı girişimler olan amniyosentez, kordosentez, CVS gibi işlemleri takiben anti-D yapılması gebeliğin sağlıklı devamı açısından son derece önemlidir.
Kan uyuşmazlığı adından da anlaşılacağı üzere anne ve babanın kan grupları arasında uygunsuzluk olmasıdır. İnsan kan grupları A, B, AB, ve O olarak 4 türdür. Bunun yanı sıra D faktörü adı verilen Rh faktörü de pozitif ya da negatif olabilir. Anne karnındaki bebeğin uyuşmazlıktan etkilenebilmesi için bebeğin kan grubu ile anneninkinin uyumsuz olması, bebeğin kanının anne kanı ile temas etmesi, ve annenin bağışıklık sisteminin bu duruma cevap olarak antikor üretmesi gerekir. En sık rastlanılan uygunsuzluk Rh uygunsuzluğudur. Bu durumda baba Rh(+) iken anne Rh(-)dir. Eğer bebek de Rh (+) olursa bebeğin kanındaki bu Rh faktörü anne kanına geçer ve annenin bağışıklık sitemi Rh faktörünü ortadan kaldırmak için antikor adı verilen maddeler üretir. Bu nedenle ilk bebek durumdan etkilenmez. Rh uygunsuzluğundan sadece Baba pozitif anne negatif iken söz edilebilir. Baba negatif anne pozitif ise uyuşmazlık önemli değildir.
Etki Mekanizması Rh uygunsuzluğu varlığında (anne (-) baba (+)) eğer bebek de pozitif ise doğum esnasında anne kanı ile bebeğin kanı temas eder ve anne kanına Rh faktörü geçer. Anne buna anti Rh üreterek cevap verir. Bir sonraki bebek eğer Rh (+) olur ise anne kanındaki bu anti Rh lar bebeğe geçer ve bebeğin kanında çökelmelere neden olur. Bazı durumlarda anne ve bebek kanı doğumdan önce de temas edebilir. Bu durumlar
.Amniyosentez
.Düşük
.Gebelik sırasında fazla miktarda kanamalardır
Bazen Rh(-) bir kadına hata ile Rh(+) kan verilebilir. Bu durumda ortada gebelik yokken bile kadının kanında anti-Rh antikorlar bulunabilir ve ilk bebek uygunsuzluktan etkilenebilir.
Belirtiler Kan uyuşmazığında eğer bebek etkilenmiş işe anneden geçen anti-Rh lar bebeğin kan hücrelerinin parçalanmasına ve çökelmesine neden olur. Bu durumda bebekte kansızlık yani anemi görülür. Buna bağlı olarak ultrasonda bebekte hidrops adı verilen durum tespit edilir. Bebekteki anemi sonucu kalp yetmezliği ve vücut boşluklarında biriken sıvı hidrops tablosunun nedenidir. Hastalığın şiddetine ve yok edilen kan hücrelerinin miktarına bağlı olarak bebekte anne karnında ölüm de dahil olmak üzere her türlü distres belirtisi görülür.
Teşhis Kan uyuşmazlığının teşhisi için hem anne hem de baba adayının kan grubunun bilinmesi önemlidir. Eğer anne Rh (+) ise babanın kan grubu önemini yitirir. Gebelik takibi esnasında annenin kanında normalde olmaması gereken anti-Rh aranır. Bu teste indirek coombs adı verilir. Doğum sonrası bebekte anneden geçen antikorların aranmasına ise direk coombs testi adı verilir. Bebeğin kan uyuşmazlığından etkilenip etkilenmediğini anlamak için ayrıca kordosentez de yapılabilir.
Tedavi Kan uyuşmazlığında amaç annenin Rh pozitiflere karşı antikor oluşturmasını engellemektir. Bu nedenle kan grubu Rh(-) eşi Rh (+) olan gebelere 28. haftada anti-D iğnesi yapılmalıdır. Bu ilaçlara halk arasında uyuşmazlık iğnesi adı verilir. Doğumdan sonra bebeğin kan grubu pozitif ise ilk 72 saat içinde yeniden anti-D yapılmalıdır.
Benzer şekilde düşük, dış gebelik, kürtaj gibi durumlarda da müdahaleden hemen sonra anti-D yapılmalıdır. Tanısal amaçlı girişimler olan amniyosentez, kordosentez, CVS gibi işlemleri takiben anti-D yapılması gebeliğin sağlıklı devamı açısından son derece önemlidir.
HAMİLELİKTE SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR

HAMİLELİKTE SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR
Gebelikte pek çok rahatsızlıklarla karşı karşıya gelebilirsiniz. Gebelik süresince hormonal değişiklikler meydana gelmektedir. Bazı belirtiler çok normal olsada , bazılarını ciddiye almak gerekir.
DİŞETİ KANAMASI:Yemeklerden sonra ağzınızı çalkalamalı, dişlerinizi fırçalamalısınız.
NEFES DARLIĞI:Bol bol dinlenmelisiniz. Geceleri yastığınızı yükseltmelisiniz.
KABIZLIK:Lif açısından zengin besinler tüketin. Demir ilaçlarını tok karnına bol sıvı ile alın.
KRAMP:Genellikle kalsiyum eksikliğinden dolayı meydana gelir. Kramp oluşan yere masaj yapın. yürüyüş yapın.
MİDE YANMASI:Baharatlı çok yağlı yiyeceklerden sakının. Geceleri ılık süt için.
GEBELİK ÇATLAKLARI:Hızlı kilo almamaya çalışın. Nemlendirici kullanmak yararlı olabilir.
VAJINAL AKINTI:Kaşıntı , kızarıklık ya da sancı olduğunda mutlaka doktora gidin.
VARİS:Bacaklarınızı yükseğe kaldırarak dinlenin. Egzersiz yapın.
DİŞETİ KANAMASI:Yemeklerden sonra ağzınızı çalkalamalı, dişlerinizi fırçalamalısınız.
NEFES DARLIĞI:Bol bol dinlenmelisiniz. Geceleri yastığınızı yükseltmelisiniz.
KABIZLIK:Lif açısından zengin besinler tüketin. Demir ilaçlarını tok karnına bol sıvı ile alın.
KRAMP:Genellikle kalsiyum eksikliğinden dolayı meydana gelir. Kramp oluşan yere masaj yapın. yürüyüş yapın.
MİDE YANMASI:Baharatlı çok yağlı yiyeceklerden sakının. Geceleri ılık süt için.
GEBELİK ÇATLAKLARI:Hızlı kilo almamaya çalışın. Nemlendirici kullanmak yararlı olabilir.
VAJINAL AKINTI:Kaşıntı , kızarıklık ya da sancı olduğunda mutlaka doktora gidin.
VARİS:Bacaklarınızı yükseğe kaldırarak dinlenin. Egzersiz yapın.
22 Eylül 2008 Pazartesi
10 Eylül 2008 Çarşamba
PYRAMİD HOTEL GROUP
PYRAMİD HOTEL GROUP
Pyramid Hotel GroupJohn GreenSenior Vice President, Operations EastMr. Green brings over 30 years of hospitality experience to the Pyramid Hotel Group team. His ten year tenure with Wyndham International included five years as Area Director of Operations Northeast supervising as many as 19 hotels in Boston, New York City, Philadelphia and other domestic and international markets including Montreal, Toronto and Bermuda. General Manager assignments included opening the 4-diamond Wyndham Chicago and the Wyndham Myrtle Beach Oceanfront Golf Resort. Prior to Wyndham, Mr. Green was Vice President Operations for Signature Hospitality Resources and a Regional Vice President Operations for John Q. Hammons Hotels. During the 1980’s Mr. Green served with Doubletree Hotels as General Manager in Scottsdale, AZ, Overland Park, KS and Walnut Creek, CA. Larry VitaglianoSenior Vice President, Operations WestMr. Vitagliano spent 20 years with Doubletree, Hilton, and Promus Hotel companies as a general manager for hotels throughout the country. Property experience includes general manager positions at Doubletree Hotels in Seattle, Tysons Corner, Dallas, and Kansas City. He led the Antlers Doubletree Hotel in Colorado Springs from 1989 to 1995, and has now returned to the property under Pyramid's management. In addition to his general manager position at the Antlers Hilton Colorado Springs, Mr. Vitagliano oversees Pyramid's San Antonio, Texas hotel, the Crowne Plaza San Antonio Riverwalk.Alan BednowitzVice President, Sales & MarketingAlan Bednowitz is an accomplished sales and marketing executive with a track record of success at both the property- and corporate-level of hospitality organizations. For more than a decade he was affiliated with Promus Hotel Corporation (and its predecessor companies Doubletree and Guest Quarters), where he rose to the position of senior director, national sales. Prior to joining Pyramid Hotel Group, Mr. Bednowitz was vice president, sales and relationship management for StarCite, Inc., a meeting industry technology company.Edgar NugentVice President, Hotel AccountingMr. Nugent is a senior hospitality executive with more than 25 years of financial management experience. His 20-year tenure with Marriott Corporation took him from Texas to Panama to Saudi Arabia and Germany. Prior to joining Pyramid Hotel Group he was a partner in his own hospitality consulting firm, where he counseled hotel owners and investors seeking development support.Robert DiDucaVice President, Managing DirectorMr. DiDuca has 24 years experience in independent and franchised hotel operations including Marriott, Hilton, Doubletree, and Sheraton. He has also successfully transitioned more than 30 properties to new ownership and management including brand conversions. Renovation responsibilities consisting of over $40 million in project improvement have been executed. Mr. DiDuca, based in Boston, oversees hotels in the Northeast and Michigan and continues with Hotel Transitions.Harry GreenblattVice President, Managing DirectorMr. Greenblatt's nearly 30-year career began as a management trainee with Hyatt Hotel Corporation. Following a decade of food and beverage management experience, he switched to operations and began a lengthy association with Doubletree Hotels. During his 17 years with Doubletree Mr. Greenblatt was GM of the Doubletree Hotel Allen Center and Hotel Post Oak, both in Houston. Today he is general manager of the Houston Marriott Westchase with regional operations responsibility for Pyramid's additional Texas properties.Robert (Tico) Bevier, CHAVice President, Managing Director Mr. Bevier has 25 years of experience in the hospitality field, encompassing food and beverage, rooms, operations, and consulting. His affiliation with Pyramid began in 2003 when he consulted with the company on hotel acquisitions and transitions. His extensive hospitality career started with Hyatt Hotels; moving on to La Mansion Hotels; and then he spent 15 years with Hilton Hotels Corporation, mostly at the Doubletree Hotel New Orleans as General Manager. Immediately prior to joining Pyramid he was President of Expotel Hospitality Services for three years. Mr. Bevier remains in New Orleans with Pyramid, where he is responsible for the Maison Dupuy and the New Orleans Lakeside hotels.George McGannVice President, Managing DirectorGeorge McGann has over 25 years experience in the hotel industry, with over 10 years of this experience as a General Manager. He started his career in the food and beverage discipline, as a trainee for the Hyatt Corporation. Presently, George is General Manager of the Burbank Airport Marriott Hotel with regional responsibility for the Pleasanton Crowne Plaza (soon to be Marriott) and the Sonoma County Hilton. He joined Pyramid as the General Manger of the Crowne Plaza San Antonio Riverwalk Hotel. Prior to joining Pyramid Hotels, George was the General Manager/Complex General Manager for Starwood Hotels for over 7 years.Bruce CarltonArea Managing DirectorBruce has over 25 years of hotel experience holding various positions. After receiving his BSBA Hotel and Restaurant Management from the University of Denver, he completed the Corporate Management Trainee program with Hyatt. Most recently, Bruce was the GM at the Doubletree Hotel San Francisco Airport.Mark FallonArea Managing DirectorMark has over 25 years experience with both upscale independent and branded hotels. He managed the La Mansion Del Rio hotel in San Antonio, TX and then joined the team at Guest Quarters in Boston, MA Following his 11 year association with Guest Quarters, Doubletree, and then Promus, Mark was the opening General Manager at the Mystic Marriott Hotel in Mystic, CT and the Marriott Hartford Downtown at Adriaen's Landing in Hartford, CT. Prior to joining Pyramid, he was VP of Operations for Magna Hospitality Group.Chuck FreijeArea Managing DirectorChuck brings over 25 years of hospitality experience to Pyramid. He has been a past General Manager with Doubletree hotels and both an Area Managing Director and an Area Vice President with Promus Hotels. In addition, Chuck is a past President of the Denver Hotel and Lodging Association.John WagnerArea Managing DirectorJohn was most recently the General Manager of the Warwick Hotel Denver. He has had diverse career path that included two years developing a custom automotive business, three years with Destination Hotels/Resorts, nine years as Area General Manager with Warwick International Hotels, and twelve years with AIRCOA Corporation. John is a graduate of Michigan State University's hotel program and has been an Adjunct Professor for Johnson and Wales University. Michael HirschArea Managing DirectorMichael Hirsch is a 26-year veteran of hotel management and has held a variety of sales and operational positions at hotels in Washington, DC; Alexandria, VA; Houston, TX; Santa Monica, CA; and New York City. Presently, Michael is the Area Managing Director for the Washington, DC area with operational responsibility for the Doubletree Rockville and Westin Embassy Row. Prior to joining Pyramid, Mike was based in the Washington DC where he served as Area Vice President for Hilton Hotels Corporation since 2004.Kevin MurnaneArea Managing DirectorKevin Murnane has worked for over 30 years in the hospitality industry, getting his start in Food and Beverage operations. He is the General Manager of the Hilton East Brunswick and also oversees the Doubletree Hotel and Executive Meeting Center in Somerset, NJ. Prior to joining Pyramid Hotel Group, Kevin was a General Manager with Hilton Hotels Corporation in multiple locations throughout the United States, most recently at the Doubletree Guest Suites Times Square in NYC.John DawArea Managing DirectorJohn has over 30 years of hospitality experience with Marriott Corp. During his time with Marriott, he has held various positions including Director of Sales & Marketing, Regional Director of Sales & Marketing, Vice President of Field Sales at Marriott HQ, and four different GM positions.
Pyramid Hotel GroupJohn GreenSenior Vice President, Operations EastMr. Green brings over 30 years of hospitality experience to the Pyramid Hotel Group team. His ten year tenure with Wyndham International included five years as Area Director of Operations Northeast supervising as many as 19 hotels in Boston, New York City, Philadelphia and other domestic and international markets including Montreal, Toronto and Bermuda. General Manager assignments included opening the 4-diamond Wyndham Chicago and the Wyndham Myrtle Beach Oceanfront Golf Resort. Prior to Wyndham, Mr. Green was Vice President Operations for Signature Hospitality Resources and a Regional Vice President Operations for John Q. Hammons Hotels. During the 1980’s Mr. Green served with Doubletree Hotels as General Manager in Scottsdale, AZ, Overland Park, KS and Walnut Creek, CA. Larry VitaglianoSenior Vice President, Operations WestMr. Vitagliano spent 20 years with Doubletree, Hilton, and Promus Hotel companies as a general manager for hotels throughout the country. Property experience includes general manager positions at Doubletree Hotels in Seattle, Tysons Corner, Dallas, and Kansas City. He led the Antlers Doubletree Hotel in Colorado Springs from 1989 to 1995, and has now returned to the property under Pyramid's management. In addition to his general manager position at the Antlers Hilton Colorado Springs, Mr. Vitagliano oversees Pyramid's San Antonio, Texas hotel, the Crowne Plaza San Antonio Riverwalk.Alan BednowitzVice President, Sales & MarketingAlan Bednowitz is an accomplished sales and marketing executive with a track record of success at both the property- and corporate-level of hospitality organizations. For more than a decade he was affiliated with Promus Hotel Corporation (and its predecessor companies Doubletree and Guest Quarters), where he rose to the position of senior director, national sales. Prior to joining Pyramid Hotel Group, Mr. Bednowitz was vice president, sales and relationship management for StarCite, Inc., a meeting industry technology company.Edgar NugentVice President, Hotel AccountingMr. Nugent is a senior hospitality executive with more than 25 years of financial management experience. His 20-year tenure with Marriott Corporation took him from Texas to Panama to Saudi Arabia and Germany. Prior to joining Pyramid Hotel Group he was a partner in his own hospitality consulting firm, where he counseled hotel owners and investors seeking development support.Robert DiDucaVice President, Managing DirectorMr. DiDuca has 24 years experience in independent and franchised hotel operations including Marriott, Hilton, Doubletree, and Sheraton. He has also successfully transitioned more than 30 properties to new ownership and management including brand conversions. Renovation responsibilities consisting of over $40 million in project improvement have been executed. Mr. DiDuca, based in Boston, oversees hotels in the Northeast and Michigan and continues with Hotel Transitions.Harry GreenblattVice President, Managing DirectorMr. Greenblatt's nearly 30-year career began as a management trainee with Hyatt Hotel Corporation. Following a decade of food and beverage management experience, he switched to operations and began a lengthy association with Doubletree Hotels. During his 17 years with Doubletree Mr. Greenblatt was GM of the Doubletree Hotel Allen Center and Hotel Post Oak, both in Houston. Today he is general manager of the Houston Marriott Westchase with regional operations responsibility for Pyramid's additional Texas properties.Robert (Tico) Bevier, CHAVice President, Managing Director Mr. Bevier has 25 years of experience in the hospitality field, encompassing food and beverage, rooms, operations, and consulting. His affiliation with Pyramid began in 2003 when he consulted with the company on hotel acquisitions and transitions. His extensive hospitality career started with Hyatt Hotels; moving on to La Mansion Hotels; and then he spent 15 years with Hilton Hotels Corporation, mostly at the Doubletree Hotel New Orleans as General Manager. Immediately prior to joining Pyramid he was President of Expotel Hospitality Services for three years. Mr. Bevier remains in New Orleans with Pyramid, where he is responsible for the Maison Dupuy and the New Orleans Lakeside hotels.George McGannVice President, Managing DirectorGeorge McGann has over 25 years experience in the hotel industry, with over 10 years of this experience as a General Manager. He started his career in the food and beverage discipline, as a trainee for the Hyatt Corporation. Presently, George is General Manager of the Burbank Airport Marriott Hotel with regional responsibility for the Pleasanton Crowne Plaza (soon to be Marriott) and the Sonoma County Hilton. He joined Pyramid as the General Manger of the Crowne Plaza San Antonio Riverwalk Hotel. Prior to joining Pyramid Hotels, George was the General Manager/Complex General Manager for Starwood Hotels for over 7 years.Bruce CarltonArea Managing DirectorBruce has over 25 years of hotel experience holding various positions. After receiving his BSBA Hotel and Restaurant Management from the University of Denver, he completed the Corporate Management Trainee program with Hyatt. Most recently, Bruce was the GM at the Doubletree Hotel San Francisco Airport.Mark FallonArea Managing DirectorMark has over 25 years experience with both upscale independent and branded hotels. He managed the La Mansion Del Rio hotel in San Antonio, TX and then joined the team at Guest Quarters in Boston, MA Following his 11 year association with Guest Quarters, Doubletree, and then Promus, Mark was the opening General Manager at the Mystic Marriott Hotel in Mystic, CT and the Marriott Hartford Downtown at Adriaen's Landing in Hartford, CT. Prior to joining Pyramid, he was VP of Operations for Magna Hospitality Group.Chuck FreijeArea Managing DirectorChuck brings over 25 years of hospitality experience to Pyramid. He has been a past General Manager with Doubletree hotels and both an Area Managing Director and an Area Vice President with Promus Hotels. In addition, Chuck is a past President of the Denver Hotel and Lodging Association.John WagnerArea Managing DirectorJohn was most recently the General Manager of the Warwick Hotel Denver. He has had diverse career path that included two years developing a custom automotive business, three years with Destination Hotels/Resorts, nine years as Area General Manager with Warwick International Hotels, and twelve years with AIRCOA Corporation. John is a graduate of Michigan State University's hotel program and has been an Adjunct Professor for Johnson and Wales University. Michael HirschArea Managing DirectorMichael Hirsch is a 26-year veteran of hotel management and has held a variety of sales and operational positions at hotels in Washington, DC; Alexandria, VA; Houston, TX; Santa Monica, CA; and New York City. Presently, Michael is the Area Managing Director for the Washington, DC area with operational responsibility for the Doubletree Rockville and Westin Embassy Row. Prior to joining Pyramid, Mike was based in the Washington DC where he served as Area Vice President for Hilton Hotels Corporation since 2004.Kevin MurnaneArea Managing DirectorKevin Murnane has worked for over 30 years in the hospitality industry, getting his start in Food and Beverage operations. He is the General Manager of the Hilton East Brunswick and also oversees the Doubletree Hotel and Executive Meeting Center in Somerset, NJ. Prior to joining Pyramid Hotel Group, Kevin was a General Manager with Hilton Hotels Corporation in multiple locations throughout the United States, most recently at the Doubletree Guest Suites Times Square in NYC.John DawArea Managing DirectorJohn has over 30 years of hospitality experience with Marriott Corp. During his time with Marriott, he has held various positions including Director of Sales & Marketing, Regional Director of Sales & Marketing, Vice President of Field Sales at Marriott HQ, and four different GM positions.
5 Eylül 2008 Cuma
ANTLERS HİLTON

The Antlers Hilton Colorado Springs hotel is the only full service hotel located in the heart of downtown Colorado Springs, Colorado, with spectacular views of Pikes Peak and the Rocky Mountains. The Antlers Hilton Colorado Springs hotel is within walking distance to numerous restaurants, shops, museums and clubs. The Antlers Hilton Colorado Springs hotel features 285 guest rooms and 7 suites, each with a work area that includes 2 phones (2 lines), complimentary high-speed internet access, voicemail and a dataport.The Antlers Hilton Colorado Springs hotel has an array of meal options from room service to the Mocha Bean which serves breakfast, the Antlers Grille, which is open for breakfast and lunch and Colorado Springs' original microbrewery, Judge Baldwin's, which is open for lunch and dinner. Be sure to check out the view from the fully equipped health club, where you can enjoy the indoor pool or whirlpool while taking in the breathtaking views of Pikes Peak.
2 Eylül 2008 Salı
SAĞLIKLI YAŞAM-SAUNA



Enfrared Kabinler
Isının ışıkla taşınması prensibine dayanan yeni nesil enfrared ısıtıcılar, sağlık konusunda çok geniş kullanım alanı bulmuştur.
Kızılötesi ışınlar, diğer renkteki ışınlara oranla ısıyı çok daha fazla taşırlar. Bu özellikleri sayesinde, mekanda bulunan havanın ısınmasına gerek kalmadan yönlendirildikleri nesneyi ısıtırlar.
Enfrared kabinler bu prensibe dayanılarak inşa edilmişlerdir. Enrared sistemi ile çalışan saunalarda 30 dakika içinde 600 kcal. yakmak mümkündür.
Buhar Odaları
Nem ve ısı, canlı dokular üzerinde yumuşatıcı, temizleyici ve yenileyici etki yapar. Buhar odalarının temelinde bu prensip yatmaktadır. Dünyaca ünlü hamamlarımız, aynı prensip üzerine kuruludur. Arzu ettiğiniz dizaynda seramik kaplanmış bir odaya ilave edeceğimiz uygun verimde buhar jeneratörü ile bu odayı evinizde miniatür bir Türk hamamına dönüştürebilirsiniz.Buhar odalarında sıcaklık ortalama 45 C, nispi nem oranı % 100 dür. Bu şartlar altında derimizdeki gözenekler açılır ve kolaylaşan terleme ile toksinler atılır. Ölü tabaka kolaylıkla soyulur, hüce yenilenmesi hızlanır.Okaliptüs veya mentol ile zenginleştirilmiş olan buhar, dekonjestan etkisi ile üst solunum yollarının açılması sağlar.Buhar odalarının temelinde bu prensip yatmaktadır. Dünyaca ünlü hamamlarımız, aynı prensip üzerine kuruludur.
Türk Hamamı
Mermer kurnaları ve göbek taşı ile uygun bir buhar jeneratörü, konutlar ve sosyal tesislerde Geleneksel Türk Hamamı inşa etmeyi mümkün hale getirmektedir.
Buhar kabinleri
Son derece sağlam bir malzeme olan compozit fiber polyacrylic’ ten üretilen 100 farklı dizayn ve ebatta 15 değişik model buhar kabini, evinizin banyosu veya herhangi bir köşesine uyum sağlayacaktır.
Buhar Jeneratörleri
Türk hamamları, Buhar odaları ve buhar kabinlerinde, iç hacme göre değişen kapasitelerde Harvia veya Tylö buhar jeneratörleri kullanılmaktadır.
Isının ışıkla taşınması prensibine dayanan yeni nesil enfrared ısıtıcılar, sağlık konusunda çok geniş kullanım alanı bulmuştur.
Kızılötesi ışınlar, diğer renkteki ışınlara oranla ısıyı çok daha fazla taşırlar. Bu özellikleri sayesinde, mekanda bulunan havanın ısınmasına gerek kalmadan yönlendirildikleri nesneyi ısıtırlar.
Enfrared kabinler bu prensibe dayanılarak inşa edilmişlerdir. Enrared sistemi ile çalışan saunalarda 30 dakika içinde 600 kcal. yakmak mümkündür.
Buhar Odaları
Nem ve ısı, canlı dokular üzerinde yumuşatıcı, temizleyici ve yenileyici etki yapar. Buhar odalarının temelinde bu prensip yatmaktadır. Dünyaca ünlü hamamlarımız, aynı prensip üzerine kuruludur. Arzu ettiğiniz dizaynda seramik kaplanmış bir odaya ilave edeceğimiz uygun verimde buhar jeneratörü ile bu odayı evinizde miniatür bir Türk hamamına dönüştürebilirsiniz.Buhar odalarında sıcaklık ortalama 45 C, nispi nem oranı % 100 dür. Bu şartlar altında derimizdeki gözenekler açılır ve kolaylaşan terleme ile toksinler atılır. Ölü tabaka kolaylıkla soyulur, hüce yenilenmesi hızlanır.Okaliptüs veya mentol ile zenginleştirilmiş olan buhar, dekonjestan etkisi ile üst solunum yollarının açılması sağlar.Buhar odalarının temelinde bu prensip yatmaktadır. Dünyaca ünlü hamamlarımız, aynı prensip üzerine kuruludur.
Türk Hamamı
Mermer kurnaları ve göbek taşı ile uygun bir buhar jeneratörü, konutlar ve sosyal tesislerde Geleneksel Türk Hamamı inşa etmeyi mümkün hale getirmektedir.
Buhar kabinleri
Son derece sağlam bir malzeme olan compozit fiber polyacrylic’ ten üretilen 100 farklı dizayn ve ebatta 15 değişik model buhar kabini, evinizin banyosu veya herhangi bir köşesine uyum sağlayacaktır.
Buhar Jeneratörleri
Türk hamamları, Buhar odaları ve buhar kabinlerinde, iç hacme göre değişen kapasitelerde Harvia veya Tylö buhar jeneratörleri kullanılmaktadır.
Saunanın Faydaları
Sauna, beden ve ruh sağlığı için mükemmel bir ortam sağlar. Uyumlu bir sıcaklıkla toksinlerin atılması, dinlenme ve ardından soğuk su ile alınan duş, kan dolaşımını düzenler, gerginliği azaltır, dinlenme ve huzur sağlar.
Sauna banyosunun faydaları
Kardiovasküler çalışma sağlar ve kalbin kondisyonunu arttırır. Yüksek ısı ortamlarında kalp atım ritmi ve kan dolaşımı hızlanır, dokulara taşınan oksijen artar.
Tempolu bir çalışma sonrasında yorgun kasların dinlenmesini sağlar.
Zihinsel gevşeme için mükemmel bir ortam yaratır.
Alergi ve üst solunum enfeksiyonlarının tedavisine yardımcı olur, eklem romatizmalarında ağrı gidericidir.
Zayıflamaya yardımcı olur. Düzenli egzersizle birlikte her seans ortalama 300 kalori yakmanızı sağlar.
Sıcaklık, cildinizdeki gözeneklerin açılmasını sağlar ve terleme yolu ile toksin atımını hızlandırır. Cildinizin pürüzsüz ve canlı kalmasını sağlar.
Düzenli ve sağlıklı uyumanıza yardımcı olur.
Sauna ve Sağlığınız
Günümüzün stresli dünyasından biraz olsun uzaklaşmak istiyorsanız ailenizle, arkadaşlarınızla ya da yalnız yapacağız sauna banyosu ile kendinize sağlığınız için zaman ayırın. Günümüzde lüks olmaktan çıkan sauna, stressiz ve sağlıklı bir yaşam için her evde mutlaka olması gereken bir sağlık ürünü olduğunu kanıtlamıştır.
Sauna terleme yolu ile vücuttaki su ve toksinlerin dengesini sağlar. Sauna banyolarının kardiyo vasküler sistem ve sağlık açısından çok önemli olan kan basıncı üzerinde çok yararlı etkileri vardır. Düzenli olarak saunaya girmek terleme yolu ile gözeneklerin açılmasını ve cildin ölü hücrelerden arınarak son derece pürüzsüz ve canlı bir görünüme ulaşmasını sağlar.
Sauna dolaşım sistemini hızlandırarak ve düzenleyerek, özellikle kan proteinlerini arttırır, oksijenin hücrelere daha yoğun gitmesini sağlar.
Saunanın rahatlatıcı ve dinlendirici etkisi ile yorgunluk ve stres gibi olumsuzlukları ortadan kaldırarak sinir sistemi için de olumlu etki yapar. Saunanın antikor üretimini arttırması bağışıklık sistemini güçlendirir ve bizi dış etkenlere karşı son derece dirençli hale getirir.
Saunanın solunum yolları üzerindeki düzenleyici etkisini de unutmamak gerekiyor.
Sauna cilt güzelliğinin yanı sıra bazı bölgelerde istenmeyen yağlanma ve selülit oluşumunu engeller. Kısaca sauna vücud sağlığı ve güzelliği için mükemmel bir yoldur.
Günümüzün stresli dünyasından biraz olsun uzaklaşmak istiyorsanız ailenizle, arkadaşlarınızla ya da yalnız yapacağız sauna banyosu ile kendinize sağlığınız için zaman ayırın. Günümüzde lüks olmaktan çıkan sauna, stressiz ve sağlıklı bir yaşam için her evde mutlaka olması gereken bir sağlık ürünü olduğunu kanıtlamıştır.
Sauna terleme yolu ile vücuttaki su ve toksinlerin dengesini sağlar. Sauna banyolarının kardiyo vasküler sistem ve sağlık açısından çok önemli olan kan basıncı üzerinde çok yararlı etkileri vardır. Düzenli olarak saunaya girmek terleme yolu ile gözeneklerin açılmasını ve cildin ölü hücrelerden arınarak son derece pürüzsüz ve canlı bir görünüme ulaşmasını sağlar.
Sauna dolaşım sistemini hızlandırarak ve düzenleyerek, özellikle kan proteinlerini arttırır, oksijenin hücrelere daha yoğun gitmesini sağlar.
Saunanın rahatlatıcı ve dinlendirici etkisi ile yorgunluk ve stres gibi olumsuzlukları ortadan kaldırarak sinir sistemi için de olumlu etki yapar. Saunanın antikor üretimini arttırması bağışıklık sistemini güçlendirir ve bizi dış etkenlere karşı son derece dirençli hale getirir.
Saunanın solunum yolları üzerindeki düzenleyici etkisini de unutmamak gerekiyor.
Sauna cilt güzelliğinin yanı sıra bazı bölgelerde istenmeyen yağlanma ve selülit oluşumunu engeller. Kısaca sauna vücud sağlığı ve güzelliği için mükemmel bir yoldur.
31 Ağustos 2008 Pazar
LUXURY VİLLAS
LUVURY VİLLA
Property DescriptionLocated on the hills of Gairaut, with dominant sea and town views, this charming and new villa profits from reduced notary fees (2.5%).Architecturally designed to follow the sun in its sweeping east to west curves, one has the impression of being on a boat with its exotic wood floors, stainless steel handrails and large porthole windows in the 'gangways'.Ground floor: Entrance, guest WC, 2 bedrooms - both leading onto the gardens, one with ensuite bathroom.1st floor: Double lounge room with terrace, fully equipped semi-open plan kitchen, master bedroom with ensuite and terrace.Roof: Heated swimming pool with putting green and over 100 m of wood decked terrace with seaviews.There is another room of 18 m awaiting completion - perfect for a 4th bedroom with ensuite - with through the floor heating/cooling throughout.All shutters open or close with the touch of one button, double glazing, electric gate, watering system - a gorgeous little jewel in a quiet street, yet only 15 minutes to the centre of town or Airport.Can be joined to property 3160 (2,200,000 Euros) or land 3162 (630,000 Euros) to make one enormous property of 3 villas

Casa Sofia is a large privately owned villa in the area of El Alcazar Moraira. Not be confused with Alcazar near Rusty's. It has recently been refurbished to a very high standard. It is ideal for family holidays as the accomodation is bright and spacious. Approx 3 km from the beach, town centre and main shopping area. Set on a large corner plot with views across to the sea mountains and vineyards. South/South West facing. The villa comprises of three bedrooms, one bathroom. one shower room, large living area with sitting dining room. Good sized, fully equipped kitchen. Private pool in its own grounds. Sunbathing terrace, a garage and car parking. (see reference below)
In detail
The villa has an entrance porch leading to the hallway. It has a large sitting/dining room with wood burning fire, Satellite TV, DVD etc. Door to the barbecue and eating terrace with stunning views of the valley vineyards and across to the sea. Separate kitchen with all mod cons, i.e. cooker, microwave, kettle toaster etc. also a door to the terrace. There is a washing machine and tumble drier provided. Three good size bedrooms, all tastefully furnished. The master bedroom is on same level as the living area. Downstairs to the second bedroom having either a super king bed or two twins beds, which ever is prefered so ideal for another couple. Third bedroom sleeps three in single beds. It is possible to sleep another person on a sofa bed or a baby in a cot. The shower room is on the ground floor and the bathroom is for use by the two other bedrooms. Both having a loo and washbasin.
LUXURY VİLLAS
In detail
The villa has an entrance porch leading to the hallway. It has a large sitting/dining room with wood burning fire, Satellite TV, DVD etc. Door to the barbecue and eating terrace with stunning views of the valley vineyards and across to the sea. Separate kitchen with all mod cons, i.e. cooker, microwave, kettle toaster etc. also a door to the terrace. There is a washing machine and tumble drier provided. Three good size bedrooms, all tastefully furnished. The master bedroom is on same level as the living area. Downstairs to the second bedroom having either a super king bed or two twins beds, which ever is prefered so ideal for another couple. Third bedroom sleeps three in single beds. It is possible to sleep another person on a sofa bed or a baby in a cot. The shower room is on the ground floor and the bathroom is for use by the two other bedrooms. Both having a loo and washbasin.
LUXURY VİLLAS
30 Ağustos 2008 Cumartesi
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

GÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi ve Sevr Antlaşmasıyla yurdumuz tamamen elimizden alınıyor, vatanımızda hür olarak yaşama hakkımıza son veriliyordu. Yüzyıllardır üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu topraklar düşmanlara veriliyor, bizim de bunu kabul etmemiz isteniyordu. Türk milletinin bu durumu kabul etmesi elbette mümkün değildi. 19 Mayıs 1919'da Atatürk'ün Samsun'a çıkmasıyla, lideriyle kucaklaşan Anadolu, Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Amasya Genelgesi'nin yayınlanmasının ardından Erzurum ve Sivas Kongreleri yapıldı. Daha sonra 27 Aralık 1919'da Ankara'ya gelen Atatürk, 23 Nisan 1920'de TBMM'yi kurdu. Böy-lece hem memleketin yönetimi halkın iradesine verilmiş oluyordu. Hem de Kurtuluş Savaşı'nın merkezi Ankara oluyordu. TBMM meclisi yaptığı görüşmelerde yurdun durumunu ve kurtuluş çarelerini aradı. "Misak-ı Millî sınırları içinde vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı görüşü"nden hareketle, düşmanla mücadele kararı alındı. Oluşturulan düzenli ordularla savaşa girildi. İlk başarı, Doğu'da Ermeni çetelerine karşı kazanıldı. Daha sonra, Batı cephesinde, Yunanlılarla, I. İnönü ve II. İnönü Savaşları yapıldı. Bu savaşların kazanılmasıyla Yunanlılar'a büyük bir darbe indirilmiş oldu. Bunun üzerine Yunan ordusu yeniden saldırıya geçti. Saldırı üzerine Mustafa Kemal, or-dularına: "Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz." emrini verdi. Türk askeri, büyük bir azim ve fedakârlıkla bu karara uydu. 23 Ağustos ve 12 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesiyle, Türk milleti 1699 Karlofça Antlaşmasından beri ilk defa toprak kazanmaya başlıyordu. Sakarya Savaşı, Türk milletinin savunma durumundan taarruz durumuna geçtiği önemli bir savaş olarak da tarihe geçti. Bu zafer sonunda, TBMM tarafından, Mustafa Kemal'e "gazi" unvanı ve "Mareşal" rütbesi verildi. Türk tarihinin dönüm noktalarından biri olan Sakarya Savaşı'ndan sonra, büyük bir taarruzla düşmanı tamamen yok etme kararı alındı.1922 yılı Ağustosuna kadar, hazırlıklar tamamlandı. Güneydeki Türk birlikle-ri, büyük bir gizlilik içinde Batı cephesine kaydmld". İstanbul'daki cephane depolarından silah ve cephane kaçırıldı. İtilaf Devletleri tarafından tahrip edilerek kullanılmaz hâle getirilen toplar onarıldı. Yeni silâhlar satın alındı. Ordumuza taarruz eğitimi yaptırıldı. Bu hazırlıklardan sonra, Gazi Mustafa Kemal'in başkomutan-lığını yaptığı ordumuz, 26 Ağustos 1922'de düşmana saldırdı. Bir saat içinde düşman mevzileri ele geçirildi. 30 Ağustos'ta düşman çember içine alındı. Sağ kalanlar esir alındı. Esirler arasında Yunan Başkomutanı Trikopis'te vardı.Bu savaş, Atatürk'ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak adlandırıldı. Büyük Tarruzun başarıyla sonuçlanmasından sonra düşman, İzmir'e kadar takip edildi. 9 Eylül 1922'de İzmir'in kurtarılmasıyla yurdumuz düşmandan temizlenmiş oldu. Hain düşmanın, haksızca ve alçakça işgaline "dur" diyen ve kanımızın son damlasını akıtmadan yurdumuzu bırakmayacağımızı dünyaya ispatlayan bu büyük zaferi her yıl, 30 Ağustos günü, bayram yaparak kutluyoruz.
26 Ağustos 2008 Salı
İTALYA
KEYİFLİ BİR TATİL İÇİN 20 AYRI SEÇENEK
Avrupa'nın önemli sanat ve kültür başyapıtlarını yaratan İtalya insanının eserlerini yakından tanıma ve hissetme şansını, doğal güzellikler hemde eski tapınaklar açısından tanımaya çağıran İtalya, 8500 km kıyışeridi ile de Akdeniz in güzel kumsallarını sunmaktadır





Avrupa'nın önemli sanat ve kültür başyapıtlarını yaratan İtalya insanının eserlerini yakından tanıma ve hissetme şansını, doğal güzellikler hemde eski tapınaklar açısından tanımaya çağıran İtalya, 8500 km kıyışeridi ile de Akdeniz in güzel kumsallarını sunmaktadır





Fiziki Yapı Güney Avrupa’da yer alan, kuzey batısında Fransa, kuzeyinde İsviçre ve Avusturya, kuzeydoğusunda Yugoslavya, doğusunda Adriya Denizi, batısında Tirejen Denizi ile çevrili olan İtalya, çizme biçiminde bir yarımadadır. Akdeniz’deki Sardinya, Sicilya, Elba ve birçok küçük ada da İtalya’ya bağlıdır. Kuzey İtalya, kuzeyde Alp Sıradağlarına bağlanan Po Vadisinin büyük alüvyon ovasından meydana gelir. İtalya’nın en yüksek dağlarından büyük Alplerin Fransa-İtalya sınırındaki Montblanca Tepesi 4810 m yüksekliktedir. İtalya sınırları içinde kalan en yüksek tepe Grand Parodiso’dur ve 4061 metredir. Appeninlerin kuzeyden güneye uzantısı 1125 km’dir. Bu dağların ortalama yüksekliği 1200 m’dir. Orta Appeninler Adriye Denizi kıyısında denizden dar tepeler şeridi ile ayrılır. Burası bütünüyle yüksek ve çorak olan, eskiden göllerin bulunduğu çöküntü havzaları ile yarılmış kalkerli yaylalardan meydana gelir. Güney Appeninler Tiren Denizi kıyılarında uzanır. Burada tepelerden ve alüvyonlu küçük ovalardan meydana gelmiş bir bölge vardır. Bu ovalar kuzeyden-güneye doğru Toscana, Umbria, Lazio ve Campania ovalarıdır.Bu bölgenin çok yerinde volkanik kraterler ve krater gölleri vardır. Faaliyette olan volkanlar güneyde Napoli yakınlarındadır. Buradaki Vezüv faal bir yanardağdır. Ponci yanardağı ise tarihte meşhurdur. Buradaki lavlarla taşlaşmış insan heykelleri o günkü cemiyet hayatını aksettirmesi bakımından çok önemlidir. İtalya’nın Akdeniz’de bulunan adalarından Sicilya’da Etna yanardağı faal bir volkandır. İtalya’nın Akdenizdeki adaları, İtalya topraklarının % 16’sını meydana getirir.En önemli ırmak Po’dur. 673 km uzunluğunda olan bu nehir Alplerden doğar. Diğer ırmakları Tiber ve Arno’dur. Ülkede güzellikleri ile ünlü göller vardır. Bunlardan Maggiore, Cono ve Garda en önemlilerindendir.
İklimi İtalya’da Akdeniz iklimi hüküm sürer. Sahra havasının yerleştiği mevsim olan yaz, kurak ve güneşlidir. Atlas Okyanusu havasının yerleştiği mevsim olan kış ise ılık, yağışlı ve düzensizdir. Kuzey İtalya, denizin yumuşatıcı etkisinden hiç yararlanamaz. Buradaki iklim kara iklimidir. Po Ovası kışın soğuk ve sislidir, yazın ise, boğucu nemli sıcaklar olur. Kuzey bölgesine doğru yağmurların sürekliliği artar. İlkbaharda daha çok yağış olur. Güneye doğru iklim daha da sıcaklaşır, kış ayları güneyde en yağışlı aylardır. Burada kışlar ılımandır yazlar sıcaktır.Ortalama yıllık yağış miktarı 500 ile 800 mm arasında değişmektedir. Ortalama sıcaklık ise kışın 1°C, yazın ise 25-26°C arasındadır.
Tabii Kaynaklar Bitki örtüsü ve hayvanlar: İtalya zengin bir bitki örtüsüne sahip değildir. Akdeniz iklimine sahip olduğu için bitkiler uzun süren kuru ve sıcak yazlara dayanabilen türdendir. Ormanlar ülke topraklarının %21’ini kaplar. Ormanlarda çoğunlukla meşe, akgürgen ve kestane ağaçları bulunur. Ekilemeyen topraklar kuraklığa dayanıklı kaba otlar ve makilerle kaplıdır. Alçak kesimlerde kozalaklılar türüne ait ağaçlarla kaplı ormanlar bulunur. Bunların alt kısmını ise yaprak döken ağaçlar meydana getirir.İtalya halkının avcılığa çok meraklı olması sebebiyle yabani hayvanların sayısı azalmıştır. Günümüzde Alplerde yaşıyan dağ keçisi, kurt ve geyik gibi yabani hayvanlar bulunmaktadır.Madenler: Ülke maden kaynakları bakımından fakirdir. Mevcut olan kömür ve demir yatakları yeterli değildir. Tabii gaz, petrol ve kükürt Sicilya’da çıkartılır. Toscona’da antimon, prit, bor ve büyük ölçüde cıva elde edilir. Toscona’daki kıyı dağlarında ayrıca önemli miktarda mermer çıkarılır. Po Ovasında verimli metan gazı yatakları mevcuttur.
Nüfus ve Sosyal Hayat İtalya’nın nüfûsu 57.158.000’dir. İtalya’da nüfus artışı bir mesele haline gelmiştir. Çünkü doğum oranı çok yüksektir. İtalya’dan dış ülkelere büyük bir göç vardır. Yarım asırda 7 milyon kişi dış ülkelere göç etmiştir.İtalya on bir bölgeden meydana gelmiştir. Bu bölgelerin hepsi, hatta şehirlerde ayrı ayrı lehçeler kullanılmaktadır. Bu bölgelerden birinde yaşayan öteki bölgelerdekilerle hiç anlaşamazlar. Dilbilimcilerine göre İtalya’da 50 lehçe bulunmaktadır. Resmi olarak Floransa lehçesi kullanılmaktadır. Okullarda da bu dil öğretilir ve kullanılır.Eğitim: İtalya’da 6 ile 14 yaş arasında temel eğitim mecburi ve ücretsizdir. Bu eğitimden sonraki lise ise beş yıldır. Ülkede 288’e yakın Üniversite bulunmaktadır. Yüksek öğretim paralıdır.Din: Halkın büyük bir kesimi Hıristiyanlığın Katolik mezhebine mensuptur. Çok az miktarda Protestan ve Mûsevi bulunmaktadır.Spor: İtalya’da spor çok gelişmiş, futbol milli bir spor haline gelmiştir. Günümüzde İtalya’da futbolla ilgilenen 7342 spor kulübü ve bu kulüplere mensup 9750 takım resmi maçlara katılmaktadır. Bu takımlarda 205.430 futbolcu yer almaktadır. İtalyanlar futbolun yanında atletizm, boks, eskrim, binicilik gibi birçok spor dalında başarılar göstermişler, dünya spor sahasında söz sahibi olmuşlardır.
Siyasi Hayat 1948 Anayasasına göre İtalya her biri beş yıl süre ile seçilen iki meclisin (Temsilciler ve Senato) yasama yetkisine sahip bulunduğu demokratik bir Cumhûriyettir. Temsilciler Meclisinin 630, Senatonun 325 üyesi vardır. Devlet Başkanı yedi yıl süre ile bu iki meclis tarafınan seçilir. Ülke yirmi bölgeye ayrılmıştır. Bu bölgeler bir ölçüye kadar kendi içinde özerktir. Ayrıca kendi yönetimlerine sahip beş ana bölge vardır. Kurulan koalisyon hükümetleri uzun zaman devam etmemekte sık sık seçime gidilmektedir.
Ekonomi İkinci Dünya Savaşından sonra, 1950’de başlayan büyük bir ekonomik gelişme ile başlıca sanayi ülkeleri arasına girdi. 1979 yılından sonra ekonomisinde düşüşler görüldü. Bunun temelini % 7,6’lık bir işsizler ordusu ve % 21,2’lik enflasyon oranı meydana getiriyordu. İşgücünün % 48,6’sı sanayi kesiminde çalışmaktadır.Tarım: Çalışan nüfûsun % 18’i tarımla uğraşır, topraklarının % 31’i işlenebilir nitelikte, % 17’si ise mer’alıktır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, pirinç, sebze, üzüm, ve zeytindir. Üretim alanının % 37’sini kaplayan Kuzey İtalya, toplam üretimin yarısını verir. Dağlarda yaşıyanlar geçimlerini ormandan sağlar. Büyük vadilerde oturanlar, tahıl, üzüm, meyva yetiştirirler. Po Ovasındaki yüksek taracada mısır tarlaları ve dutluklar vardır. Appeninlerin eteğinde buğday yetiştirilir. Güney İtalya tarımı verimsizdir. Üretim alanı işlenen toprakların %63’ünü kaplamasına rağmen toplam tarım üretiminin yarısını verir. Buralarda tarım alanları şu şekilde olur: Çıplak tarlalar, meyva bahçeleri, hem meyva hem tahıl yetiştiren tarlalar. Bu tarlalarda buğday ve bakla yetiştirilir.İtalya tarımının özellikleri: Tahıl tarım üretiminin %22’sini, ağaç yetiştiriciliği % 24’ünü teşkil eder. Sanayi bitkisi olarak tütün ve keten yetişir. İtalya’nın birçok yerlerinde toprak zayıf ve suyun az olmasına rağmen ekim sürekli yapılmaktadır. İtalya tarımda genel olarak buğday ve mısır yetiştirir. Avrupa’nın en büyük pirinç üreticisidir. Zeytinyağı üretiminde dünya birincisidir. Bütün bunlara rağmen besin maddesi bakımından İtalya kendi ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.Hayvancılık: İtalya’da hayvancılık toprak genişliğine göre gelişmiş sayılır. Ülkede sığır, keçi, koyun beslenir. Dağların yüksek kesimlerinde sığır beslenir. Süt endüstrisi çok gelişmiştir. Dünyaca ünlü peynir elde edilir. Ülkenin hayvani protein ve yağ ihtiyacı karşılanır. Dağların alçak kesimlerinde nadasa bırakılan yerlerde koyun beslenir.Sanayi: Nüfûsun % 36’sının çalıştığı, sanayi ve yatırımların çoğunluğu kuzeyde yoğunlaşmıştır. Başlıca sanayiler dokuma (özellikle ipek), kimya, makina, motorlu araçlar, petrol işleme ve gıda alanlarıdır. Motorlu araç sanayiinde Fiat otomobil sanayii dünya çapında bir üne sahiptir. Büyük bir iş gücü istihdam eder. Besin sanayii makarna ve konserve dalında çok gelişmiştir. İtalya sanayiinde genellikle hammadde ve enerji kaynakları zayıftır. Bu açık, ithalatla kapatılır. Son zamanlarda çıkarılan tabii gazın sanayi bölgelerine dağıtılması ile Alplerde hidro elektrik santrallerinin kurulması enerji açığını büyük ölçüde kapatmıştır. Ulaşım güçlükleri sanayii olumsuz yönde etkilemektedir.Ticaret: Dış ticaret tablosu İtalyan ekonomisinin eğilimlerini yansıtır. Pamuk, ham petrol, yün, demirli madenler gibi hammaddeler ithalatın % 50’ye yakın kısmını meydana getirir. İhracatın % 40-42’sini ise makina, tesviye edilmiş petro-kimya ürünleri, pamuklu sun’i dokumalar ve otomobillerden meydana gelir. Yani hammadde olarak alınır işlenir, mamul hale getirilir ve satılır. İtalya’nın ihraç ettiği diğer mallar ayakkabı, daktilo makinaları, zeytinyağı ve zeytindir. İthal ettiği malları ise başta petrol olmak üzere madenler, buğday ve ettir. İtalyan deniz filosu, dünyanın en büyük filolarından biridir. İtalyan ticareti ile deniz yolu taşımacılığı arasında sıkı bir bağ mevcuttur. İtalyan ödemeler dengesindeki açık, turizm sektörü sayesinde kapatılmaktadır. Turizm sektörü çok gelişmiştir. Birçok turistik tesise sahib olan İtalya, tarih ve kültür eserleri bakımından zengindir. Tarih boyunca birçok gelişme ve yeniliklere sahne olan İtalya turistler için cazip bir ülkedir. Bir AET üyesi olarak ticaretinin büyük kısmını AET üyesi olan ülkelerde, ABD ve Suudi Arabistan ile yapar.
İklimi İtalya’da Akdeniz iklimi hüküm sürer. Sahra havasının yerleştiği mevsim olan yaz, kurak ve güneşlidir. Atlas Okyanusu havasının yerleştiği mevsim olan kış ise ılık, yağışlı ve düzensizdir. Kuzey İtalya, denizin yumuşatıcı etkisinden hiç yararlanamaz. Buradaki iklim kara iklimidir. Po Ovası kışın soğuk ve sislidir, yazın ise, boğucu nemli sıcaklar olur. Kuzey bölgesine doğru yağmurların sürekliliği artar. İlkbaharda daha çok yağış olur. Güneye doğru iklim daha da sıcaklaşır, kış ayları güneyde en yağışlı aylardır. Burada kışlar ılımandır yazlar sıcaktır.Ortalama yıllık yağış miktarı 500 ile 800 mm arasında değişmektedir. Ortalama sıcaklık ise kışın 1°C, yazın ise 25-26°C arasındadır.
Tabii Kaynaklar Bitki örtüsü ve hayvanlar: İtalya zengin bir bitki örtüsüne sahip değildir. Akdeniz iklimine sahip olduğu için bitkiler uzun süren kuru ve sıcak yazlara dayanabilen türdendir. Ormanlar ülke topraklarının %21’ini kaplar. Ormanlarda çoğunlukla meşe, akgürgen ve kestane ağaçları bulunur. Ekilemeyen topraklar kuraklığa dayanıklı kaba otlar ve makilerle kaplıdır. Alçak kesimlerde kozalaklılar türüne ait ağaçlarla kaplı ormanlar bulunur. Bunların alt kısmını ise yaprak döken ağaçlar meydana getirir.İtalya halkının avcılığa çok meraklı olması sebebiyle yabani hayvanların sayısı azalmıştır. Günümüzde Alplerde yaşıyan dağ keçisi, kurt ve geyik gibi yabani hayvanlar bulunmaktadır.Madenler: Ülke maden kaynakları bakımından fakirdir. Mevcut olan kömür ve demir yatakları yeterli değildir. Tabii gaz, petrol ve kükürt Sicilya’da çıkartılır. Toscona’da antimon, prit, bor ve büyük ölçüde cıva elde edilir. Toscona’daki kıyı dağlarında ayrıca önemli miktarda mermer çıkarılır. Po Ovasında verimli metan gazı yatakları mevcuttur.
Nüfus ve Sosyal Hayat İtalya’nın nüfûsu 57.158.000’dir. İtalya’da nüfus artışı bir mesele haline gelmiştir. Çünkü doğum oranı çok yüksektir. İtalya’dan dış ülkelere büyük bir göç vardır. Yarım asırda 7 milyon kişi dış ülkelere göç etmiştir.İtalya on bir bölgeden meydana gelmiştir. Bu bölgelerin hepsi, hatta şehirlerde ayrı ayrı lehçeler kullanılmaktadır. Bu bölgelerden birinde yaşayan öteki bölgelerdekilerle hiç anlaşamazlar. Dilbilimcilerine göre İtalya’da 50 lehçe bulunmaktadır. Resmi olarak Floransa lehçesi kullanılmaktadır. Okullarda da bu dil öğretilir ve kullanılır.Eğitim: İtalya’da 6 ile 14 yaş arasında temel eğitim mecburi ve ücretsizdir. Bu eğitimden sonraki lise ise beş yıldır. Ülkede 288’e yakın Üniversite bulunmaktadır. Yüksek öğretim paralıdır.Din: Halkın büyük bir kesimi Hıristiyanlığın Katolik mezhebine mensuptur. Çok az miktarda Protestan ve Mûsevi bulunmaktadır.Spor: İtalya’da spor çok gelişmiş, futbol milli bir spor haline gelmiştir. Günümüzde İtalya’da futbolla ilgilenen 7342 spor kulübü ve bu kulüplere mensup 9750 takım resmi maçlara katılmaktadır. Bu takımlarda 205.430 futbolcu yer almaktadır. İtalyanlar futbolun yanında atletizm, boks, eskrim, binicilik gibi birçok spor dalında başarılar göstermişler, dünya spor sahasında söz sahibi olmuşlardır.
Siyasi Hayat 1948 Anayasasına göre İtalya her biri beş yıl süre ile seçilen iki meclisin (Temsilciler ve Senato) yasama yetkisine sahip bulunduğu demokratik bir Cumhûriyettir. Temsilciler Meclisinin 630, Senatonun 325 üyesi vardır. Devlet Başkanı yedi yıl süre ile bu iki meclis tarafınan seçilir. Ülke yirmi bölgeye ayrılmıştır. Bu bölgeler bir ölçüye kadar kendi içinde özerktir. Ayrıca kendi yönetimlerine sahip beş ana bölge vardır. Kurulan koalisyon hükümetleri uzun zaman devam etmemekte sık sık seçime gidilmektedir.
Ekonomi İkinci Dünya Savaşından sonra, 1950’de başlayan büyük bir ekonomik gelişme ile başlıca sanayi ülkeleri arasına girdi. 1979 yılından sonra ekonomisinde düşüşler görüldü. Bunun temelini % 7,6’lık bir işsizler ordusu ve % 21,2’lik enflasyon oranı meydana getiriyordu. İşgücünün % 48,6’sı sanayi kesiminde çalışmaktadır.Tarım: Çalışan nüfûsun % 18’i tarımla uğraşır, topraklarının % 31’i işlenebilir nitelikte, % 17’si ise mer’alıktır. Başlıca tarım ürünleri şekerpancarı, buğday, pirinç, sebze, üzüm, ve zeytindir. Üretim alanının % 37’sini kaplayan Kuzey İtalya, toplam üretimin yarısını verir. Dağlarda yaşıyanlar geçimlerini ormandan sağlar. Büyük vadilerde oturanlar, tahıl, üzüm, meyva yetiştirirler. Po Ovasındaki yüksek taracada mısır tarlaları ve dutluklar vardır. Appeninlerin eteğinde buğday yetiştirilir. Güney İtalya tarımı verimsizdir. Üretim alanı işlenen toprakların %63’ünü kaplamasına rağmen toplam tarım üretiminin yarısını verir. Buralarda tarım alanları şu şekilde olur: Çıplak tarlalar, meyva bahçeleri, hem meyva hem tahıl yetiştiren tarlalar. Bu tarlalarda buğday ve bakla yetiştirilir.İtalya tarımının özellikleri: Tahıl tarım üretiminin %22’sini, ağaç yetiştiriciliği % 24’ünü teşkil eder. Sanayi bitkisi olarak tütün ve keten yetişir. İtalya’nın birçok yerlerinde toprak zayıf ve suyun az olmasına rağmen ekim sürekli yapılmaktadır. İtalya tarımda genel olarak buğday ve mısır yetiştirir. Avrupa’nın en büyük pirinç üreticisidir. Zeytinyağı üretiminde dünya birincisidir. Bütün bunlara rağmen besin maddesi bakımından İtalya kendi ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır.Hayvancılık: İtalya’da hayvancılık toprak genişliğine göre gelişmiş sayılır. Ülkede sığır, keçi, koyun beslenir. Dağların yüksek kesimlerinde sığır beslenir. Süt endüstrisi çok gelişmiştir. Dünyaca ünlü peynir elde edilir. Ülkenin hayvani protein ve yağ ihtiyacı karşılanır. Dağların alçak kesimlerinde nadasa bırakılan yerlerde koyun beslenir.Sanayi: Nüfûsun % 36’sının çalıştığı, sanayi ve yatırımların çoğunluğu kuzeyde yoğunlaşmıştır. Başlıca sanayiler dokuma (özellikle ipek), kimya, makina, motorlu araçlar, petrol işleme ve gıda alanlarıdır. Motorlu araç sanayiinde Fiat otomobil sanayii dünya çapında bir üne sahiptir. Büyük bir iş gücü istihdam eder. Besin sanayii makarna ve konserve dalında çok gelişmiştir. İtalya sanayiinde genellikle hammadde ve enerji kaynakları zayıftır. Bu açık, ithalatla kapatılır. Son zamanlarda çıkarılan tabii gazın sanayi bölgelerine dağıtılması ile Alplerde hidro elektrik santrallerinin kurulması enerji açığını büyük ölçüde kapatmıştır. Ulaşım güçlükleri sanayii olumsuz yönde etkilemektedir.Ticaret: Dış ticaret tablosu İtalyan ekonomisinin eğilimlerini yansıtır. Pamuk, ham petrol, yün, demirli madenler gibi hammaddeler ithalatın % 50’ye yakın kısmını meydana getirir. İhracatın % 40-42’sini ise makina, tesviye edilmiş petro-kimya ürünleri, pamuklu sun’i dokumalar ve otomobillerden meydana gelir. Yani hammadde olarak alınır işlenir, mamul hale getirilir ve satılır. İtalya’nın ihraç ettiği diğer mallar ayakkabı, daktilo makinaları, zeytinyağı ve zeytindir. İthal ettiği malları ise başta petrol olmak üzere madenler, buğday ve ettir. İtalyan deniz filosu, dünyanın en büyük filolarından biridir. İtalyan ticareti ile deniz yolu taşımacılığı arasında sıkı bir bağ mevcuttur. İtalyan ödemeler dengesindeki açık, turizm sektörü sayesinde kapatılmaktadır. Turizm sektörü çok gelişmiştir. Birçok turistik tesise sahib olan İtalya, tarih ve kültür eserleri bakımından zengindir. Tarih boyunca birçok gelişme ve yeniliklere sahne olan İtalya turistler için cazip bir ülkedir. Bir AET üyesi olarak ticaretinin büyük kısmını AET üyesi olan ülkelerde, ABD ve Suudi Arabistan ile yapar.
23 Ağustos 2008 Cumartesi
HANGİ BESİNDE HANGİ VİTAMİN VAR?
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN BESİNLER
Vitamin A : Balık karaciğer yağı, karaciğer
Beta karoten (proVitamin A) : Havuç, ıspanak, kavun, kayısı
Vitamin B2 (Riboflavin) : Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya
Vitamin B6 (Pyridoxine) : Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya ve muz
Folik Asit : Yeşil yapraklı sebzeler, etler
Pantotenik asit : Bira mayası, baklagiller, alabalık, tüm hububat
Vitamin C : turunçgiller, çilek, karnabahar
Vitamin E : Yeşil yapraklı sebzeler, yumurta sarısı, karaciğer, buğday
Selenyum : sarımsak, baklagiller, balık, kuşkonmaz
Demir : Karaciğer, bezelye, yumurta sarısı, kuşkonmaz
Çinko : Karaciğer, soya fasulyesi, ayçiçeği tohumları
Magnezyum : Yeşil yapraklı sebzeler, fındık, deniz ürünleri
Manganez : Muz, kepek, ananas, fındık
Protein : Yağsız et, kümes hayvanları, balık, yumurta, baklagiller, karnabahar, ayçiçeği tohumları
Antioksidanlar : turunçgiller, baklagiller, tüm hububat
Vitamin A : Balık karaciğer yağı, karaciğer
Beta karoten (proVitamin A) : Havuç, ıspanak, kavun, kayısı
Vitamin B2 (Riboflavin) : Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya
Vitamin B6 (Pyridoxine) : Tüm hububat, yağsız et, süt, yumurta, karaciğer, kuru maya ve muz
Folik Asit : Yeşil yapraklı sebzeler, etler
Pantotenik asit : Bira mayası, baklagiller, alabalık, tüm hububat
Vitamin C : turunçgiller, çilek, karnabahar
Vitamin E : Yeşil yapraklı sebzeler, yumurta sarısı, karaciğer, buğday
Selenyum : sarımsak, baklagiller, balık, kuşkonmaz
Demir : Karaciğer, bezelye, yumurta sarısı, kuşkonmaz
Çinko : Karaciğer, soya fasulyesi, ayçiçeği tohumları
Magnezyum : Yeşil yapraklı sebzeler, fındık, deniz ürünleri
Manganez : Muz, kepek, ananas, fındık
Protein : Yağsız et, kümes hayvanları, balık, yumurta, baklagiller, karnabahar, ayçiçeği tohumları
Antioksidanlar : turunçgiller, baklagiller, tüm hububat
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)
.jpg)















